İNGİLİZ İSTİHBARATI ve MELHAME-İ KÜBRA

4 Mart 2020 16:56
H.vODİNalı

İngiliz istihbaratı ile Melhame-i Kübra ilişkisi

Nietzche’nin çok güçlü bir sözü var:

“Eğer uçuruma uzun süre bakarsanız, uçurum da sizin içinize bakmaya başlar.”

Bu Armageddon ve Melhame-i Kübra işi de böyle.

Dünya savaşı çıkartmanın haçlı irticai versiyonu.

Neoconların desteklediği Evanjelistler, Armageddon’da Mesih’in geleceğini ve Hristiyanların Yahudilerin emrinde deccal ordusuyla savaşacağını söyler.

Bizdeki tarikatlar da, bunun bir tür tercümesi olan “Melhame-i Kübra” başlığını piyasaya sürmüş.

Neymiş o olay?

Son dönemde Barış Terkoğlu (FETÖ tipi haksız gözaltısını burada kınıyorum. HV) gibi yıldızı parlayan gazeteci-yazar Erdem Atay’ın son yazısından alıntı yapıyorum:

“Uzun süredir, tarikatlar Melhame-i Kübra’yı yani büyük kanlı savaşı konuşuyor.

Bu savaş konusunda Peygamber Efendimizin hadisleri varmış.

Bilenlerden aktarıyorum.

Buna göre, Hz. Peygamber dünyanın son savaşı olan Melheme-i Kübra “Büyük kapışma“yı anlatırken ‘Şam‘a dikkat çekmiş ve “Şam‘a bakın” diye buyurmuş.

“Ortadoğu’da karışıklık çıkacak ve Batı’dan gelen bir fitne ile Doğu’dan gelen bir fitne karşılaşacak, savaşlar başlayacak.”

Büyük savaş öncesi başka bir savaş olacak.

Peki bu savaşta Müslümanların süvarileri kimler olacak?

Arap olmayan Müslümanlar.

Peki savaş nerede olacak?

Amik ovasında. Yani Hatay’ı ve sınırındaki Suriye’nin küçük bir kısmını alan bölgede.

Peki savaş kime karşı olacak?

Ruslara karşı…

Tesadüflere bakın siz!

Bu aktarımlarda ilginç bir ayrıntı da var.

Lütfen bu sözü aklınızda tutun.

Diyor ki, “bu savaşa katılanların 3’te 1’i kaçacak, bunlar mürtedler yani dinden çıkanlar, 3’te 1’i şehit olacak, 3’te 1’i de zafer kazanacak.”

Bu savaşta Arap olmayan Müslüman süvarilere Rum (NATO) yardım edecek. Bu bir kadının hamilelik süresi kadar bir anlaşmaya bağlı kalacak. Sonra anlaşma bozulacak…

İşte Armageddon yani Melhame-i Kübra da ondan sonra başlayacak. Savaş Müslümanlarla kâfirler arasında olacak. Çok insan ölecek.

Tabii bu süreçte Mehdi ya da Mesih gelecek.”

Senaryoyu yerseniz tabii.

Çünkü bu senaryo, İslam mahfillerinde değil, bizzat emperyalist merkezlerde yazılıyor.

ABD, İsrail ve İngiliz istihbaratları tarafından ilgili odaklara dağıtım yapılıyor.

Oradan da radikal kesimde yayılıyor.

Bunu yüzlerce kez yazdım.

Haçlı irtica denen kavrama dikkati çektim.

Şimdi nasıl yapıldığının belgesini de yayınlıyorum.

İNGİLİZ İSTİHBARATI SİYASAL İSLAMCILARI NASIL KULLANDI

İngiliz İstihbarat örgütü MI6’ya bağlı Information Research Center -IRD (Bilgi Araştırma Merkezi) belgelerinin gizliliği yeni kalktı ve kamuya açıldı.

IRD, 2. Dünya Savaşı sırasındaki Siyasi Savaş Müdürlüğü’nün devamı olarak kurulan bir birimdi.

İngiliz gazeteci Ian Cobain, bu belgeleri inceledi ve Middle East Eye dergisinde bir makale haline getirdi.

1948’de kurulan IRD’nin kapatıldığı 1977’ye kadar uzanan belgelere dayalı makalede çok çarpıcı bilgiler var.

IRD’nin tek derdi, Arap ve İslam dünyasının komünizm etkisine girmemesi.

Bunun için her türlü dolabı çevirmişler.

Mesela en göze çarpanı, 1950’li ve 60’lı yıllarda, Mısır’daki meşhur El Ezher Üniversitesi’nin İngiliz istihbaratının kontrolünde olması ve sürekli anti komünizm propagandası yapması.

Müslüman Kardeşler yani İhvancıların kalesi olarak bilinen El Ezher Üniversitesi yayınlarına hakim olan İngiliz istihbaratı, komünizm karşıtı pek çok yazı ve akademik makale yayınlatmış.

Tabii El Ezher’den tarikat ve dini cemaatlere de ulaşılmış.

Amaç şöyle saptanmış; Bu üniversiteyi bitiren her bir öğrenci tam bir komünizm düşmanı olacak”.

Sadece sıkıcı makalelerle de sınırlı kalmamış MI6.

Ayrıca pek çok romantik ve polisiye Arapça roman da yazdırıp, içine anti-komünist ögeler yerleştirmiş.

Ortadoğu ülkelerindeki radyo istasyonları da o dönemin etkili medya kuruluşları olarak MI6’nın kullanışlı aletleri olmuş.

Açıklanan belgelerin büyük bir kısmı siyahla kapatılmış ancak, olayın ruhu diğer bölümlerde açıkça okunuyor.

İslam’ın komünizmle mücadelede en güçlü alet olarak kullanılması amaçlanmış ve bu uygulanmış.

Kullanılan yöntem ise çoğunlukla kandırmaca, rüşvet ve dini öğretiler olmuş.

Pek çok kendi gazete ve dergisinin yanı sıra, tanınmış gazetelerde rüşvet karşılığı makaleler ve haberler yayınlatılmış.

Türkiye, Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye’de faaliyet gösterilmiş en çok.

Cuma hutbeleri bile Information Research Center -IRD (Bilgi Araştırma Merkezi) tarafından yazılmış veya içine anti komünist mesajlar eklenmiş.

1960’ta Beyrut’taki imam Trabulsi’ye Cuma hutbeleri karşılığında verilen sterlinlerin bile kayıtları mevcut.

Mesela Süveyş savaşı sırasında Mısır’ın Sosyalist lideri Cemal Abdül Nasır’a saldıran yayınlar ve karikatürler IRD işi.

“Dini Operasyonlar” başlıklı belgelerde, Türkiye’nin de en verim aldıkları ülkelerden biri olduğu yazılı.

İran, Irak, Türkiye, Pakistan ve İngiltere’nin üye olduğu (1979’da lağvedildi) CENTO’ya ilişkin bir mesajda, Sadece Türkler çok aktif. Türk basınında ayda en az 25-30 makale ve haber yayınlatıyoruz deniliyor. (CENTO yani Bağdat Paktı da IRD’nin kapsama alanında imiş elbette)

Yani 1969’daki Kanlı Pazar olayının failleri, oldukça etkiliymiş İngiliz belgelerine göre.

IRD’nin sadece cami cemaatlerine değil ordulara da nüfuz etme çabaları belgeli.

Mesela Londra ile yazışmalarda, “Bağdat’daki IRD elemanı Irak ordusunun da önemli bir hedef olduğunu bildirdi” ifadesi var.

Irak ordusundan subayların İngiltere ve Exeter Üniversitesi seyahatleri ayarlanmış.

Pek tabii ki diğer ülke subaylarının da.

Reuters ve BBC de aktif olarak bu işlerde rol almış.

IRD sadece hutbe ve tarikat vaazları hazırlamamış, doğrudan ajan eğitimi de vermiş.

Ürdün’ün eski Enformasyon Bakanı ve İstihbarat Şefi Adnan Ebu Odeh, 2018’de verdiği röportajda açıkça MI6 tarafından krala önerilerek bakan yapıldığını ve öncesinde de (1970’lerde) IRD’de eğitim aldığını anlattı.

Ebu Odeh, Filistinli savaşçıların Suriye’ye yerleştirilmesi operasyonunda rol oynamış önemli bir isimdi.

IRD, bölgedeki pek çok siyasi ve bürokratın benzer eğitiminde de rol almıştı.

1977’de kapatılan IRD sonra başka isim ve kuruluşlarla yoluna elbette devam etti.

İşte bunlar sadece İngiltere’nin siyasal İslamcıları kullanışının kısa hikayesi.

Daha MOSSAD ve CIA belgeleri yok ortada.

Onlar da gün gelecek ortalığa dökülecek elbet.

KAYNAKLAR:

https://veryansintv.com/hatay-icin-savas-mi-planlaniyor-sizce-bunlarin-hepsi-tesaduf-mu/
https://www.middleeasteye.net/big-story/religious-operations-how-british-propagandists-used-islam-wage-cultural-cold-war

Hüseyin Vodinalı
4 Mart 2020 16:56
Veryansın TV

https://veryansintv.com/ingiliz-istihbarati-ile-melhame-i-kubra-iliskisi/